Randevu ve Sorularınız İçin 0312 490 01 65

Sorularınız İçin!

Gebelik ve Emziklilik Döneminde Sağlıklı Beslenme

Gebelik ve emziklilik döneminde annenin sağlıklı beslenmesi hem anne için hem de bebek için büyük bir önem taşır. Bu nedenle annelerin yediklerine öncesinden çok daha fazla dikkat etmeleri gerekebilir. Bazı durumlarda anneler gebelik ve emziklilik döneminde sağlıklı beslenme ile ilgili profesyonel destek alma ihtiyacına bile girebilirler. Hamilelikte beslenme konusuna yeteri kadar özen gösterilmezse bebeğin gelişiminde ya da annenin sağlığında beklenmeyen olumsuz durumlar baş gösterebilir. Bu gibi durumları önlemek amacıyla annenin gebelikte beslenme konusunda dikkatli olması, vücudunun ihtiyacı olan besinleri yeterli ve dengeli bir biçimde alması gerekir.

Gebelik Döneminde Sağlıklı Beslenme

Eğer ki anne adayı gebelik döneminde sağlıklı beslenmeye özen gösterirse hem bebeğinin sağlığını hem de kendi sağlığını büyük ölçüde korumuş olur. Bir bebeğin sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesinde annenin hamilelikte beslenme ile alakalı çok daha dikkatli davranmasının önemi büyüktür. Çünkü bebeğin bedensel ve zihinsel gelişim süreci tam da bu dönemde başlamaktadır. Bu yüzden de her anne adayının gebelikte beslenme konusunda bilinçlenmiş olması gerekir.

Bu süreçte hamilelikte beslenme konusunda dikkat edilmesi gerekenler:

  • Anne adayının her besin grubundan yeterli miktarda, ölçülü olarak ve dengeli bir şekilde tüketmesi
  • Anne adayının fizyolojik birtakım ihtiyaçlarının karşılanması
  • Vücuttaki besin depolarının daima dengede tutulması
  • Annenin rahmindeki bebeğin sağlıklı büyümesinin ve gelişiminin sağlanması
  • Emziklilik döneminde yeterli miktarda süt salınmasına imkân tanıyacak şekilde beslenmeye özen göstermek

Eğer ki gebelikte beslenme noktasında anne adayı dikkatli davranmaz ve yeterli beslenmeye önem vermezse hem bebekte hem de annede çeşitli sağlık sorunlarının oluşma ihtimali bulunur.

Dyt. Gülden Demir'e Sorabilirsiniz

Gebelik ve Kilo

Gebelikte kilo alımı aslında insanlar arasında oldukça yanlış anlaşılmış bir konudur. Çünkü gereğinden fazla alınan kilolar her zaman annenin ve bebeğin sağlığı için iyi olmayabilir. Yani gebelikte fazla kilo artışının beraberinde gelen şişmanlık daha fazla sorunu meydana getirebilir. Bu yüzden annenin gebelik boyunca ne kadar kilo alması gerektiği belirlenmeli ve hamilelikte beslenme programı da buna göre oluşturulmalıdır. Özellikle bu program dahilinde annenin ne kadar enerji, ne kadar protein ve ne kadar yağ alacağı da planlanmalıdır. Böylece gebelikte beslenme süreci sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilmiş olabilir.

Gebelikte annenin kilo artışı gebeliğin öncesinde annenin ağırlığı ile de alakalı olmaktadır. Bu yüzden gebeliğin öncesinde annenin sağlıklı bir kilo aralığı ile sağlıklı bir vücuda sahip olmasının da önemi büyük olur. Eğer ki anne gebelik öncesinde şişmanlık ya da obezite ile alakalı bir problem yaşıyor ise bu da gebelik süresinde iyi bir şekilde takip edilmelidir. Bu yüzden planlı gebeliklerde annenin gebeliğin öncesinde kilosunu da dengede tutmasında, eğer obezite ya da şişmanlık sorunu yaşıyorsa diyet tedavisi ile normal kilosuna dönmesinde fayda vardır. Dolayısıyla obezite rahatsızlığı yaşayan kişilerin planlanmış gebelik öncesinde bir diyet tedavisi görmesi gebeliğin sağlıklı geçmesi açısından yararlı olabilir.

Hem gebeliğin rahat geçmesi hem de gebeliğin ardından alınan kiloların sağlıklı bir şekilde verilebilmesi için bir gebelik sürecinde ortalama olarak 7 ile 14 kg arasında bir kilo alımı yeterli olabilir. Fakat bu durum anneden anneye değişiklik gösterebileceği için yine de kilo alımı sınırının annenin vücudu ve sağlığı detaylı bir şekilde incelenerek diyetisyen tarafından belirlenmesi gerekir.

Hamilelikte beslenme denildiğinde toplum algısında oluşan annenin iki kişilik beslenmesi gerektiği yanılgısı oldukça sağlıksız bir yaklaşımdır. Bu yüzden annelerin çevresinden bu tip bilgiler aldığında önemsememeleri ve gebelikte beslenme ile alakalı en doğru karar için yine diyetisyen ya beslenme uzmanlarına danışmaları gerekir. Çünkü annenin beslenme ihtiyacı annenin yaşından kilosuna, sağlık durumundan fiziksel aktivitelerine kadar pek çok değişkene bağlı olarak farklılık gösterebilir.

Maalesef annenin gebelik döneminde gereğinden fazla kilo alması geç doğum, gebelik diyabeti, hipertansiyon ve benzeri hastalıklara neden olabilir. Bu konuda annelerin dikkatli olmasında ve hamilelikte beslenme konusunda önem vermelerine ihtiyaç vardır. Aynı şekilde gebelikte beslenme yetersizliği de anne ve bebek açısından zararlı olabilir. Bu yüzden annenin ve bebeğin vücutlarının besin ihtiyaçlarını doğru belirlemek ve bazı durumlarda diyet tedavisi uygulamak gerekebilir.

Enerji Alımı

Gebelikte 20. Hafta itibariyle annenin ve bebeğin besin ve enerji ihtiyaçlarında bir artış olabilir. Bu yüzden bu süreçten sonra annenin günlük aldığı kalori miktarının üstüne ilave yapılabilir. Günlük enerji alımında besinlerin dağılımı ise karbonhidrat %55, protein %15 ve yağ %30 şeklinde olur.

Karbonhidrat

Vücudun karbonhidrat ihtiyacı kompleks karbonhidratlardan sağlanmalıdır. Bu şekilde kan şekeri kontrollü seviyelerde tutulabilir. Özellikle hamilelikte beslenme konusunda annelerin sofra şekerinden, hamur işlerinden ve tatlı gibi besinlerden uzak durması gerekir. Bu sayede gestasyonel diyabet riski de azaltılabilir. Ancak karbonhidratın yetersiz alımı da bazı olumsuz durumlara neden olabilir. Çünkü vücudun enerji kaynakları tükettiğinde kas kaybı ya da yağ metabolizması kalıntılarından olan keton cisimcikler oluşabilir. Benzer şekilde bu durum çocuğun sağlığını da olumsuz yönde etkileyebilir.

Proteinler

Protein fetusun büyümesi ve gelişimi açısından çok önemlidir. Her gün ihtiyaç duyulan proteinin %60’ı yumurtadan, etlerden ve yoğurttan sağlanabilir. Hamilelikte beslenme uzmanları annelerin ortalama olarak her gün 60 gram kadar protein almasını önerebilirler. Fakat gebeliğin altıncı ayı itibariyle fetus biraz daha fazla büyüyeceği için proteine ihtiyaç da %30 oranında artabilir. Ancak vejetaryen olan anneler için protein ihtiyacı ve buna bağlı olarak alınacak besinler farklılık gösterir. Bu yüzden vejetaryen annelerin beslenme listesinin farklı bir şekilde programlanması gerekir.

Yağlar

Gebelikte beslenme konusunda annenin alacağı sağlıklı yağların da önemi büyüktür. Özellikle omega-3 (balık yağı) tüketimi bebeğin beyin, sinir sistemi ve göz sağlığının yanı sıra; anne adayında ruhsal durum, kalp ve damar sağlığı ile kan pıhtılaşma sistemi üzerinde olumlu etki sağlar. Yağlı balıklar özellikle hamsi, uskumru, sardalya, ceviz, koyu yeşil yapraklı sebzeler besinlerden omega-3 açısından zengin olanlardır.

Anne adaylarının gebelik süresince almaları gereken kilo konusunda net bir rakam vermek mümkün değildir. Çünkü bu rakam anneden anneye göre büyük değişiklikler gösterir. Bu değişiklikte en belirleyici olan değer ise annenin henüz gebeliğin başındayken alınmış olan beden kitle indeksidir.

Emziklilik Döneminde Sağlıklı Beslenme

Anne için sağlıklı beslenme ihtiyacı bebeğinin dünyaya gelmesi ile birtakım farklılıklar kazanarak devam eder. Çünkü bebeğin sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi için emzirirken diyet uygulama ihtiyacı da ortaya çıkar. Emziren kadınlar sağlıklı beslenmeye gösterdikleri önem ile hem bebeklerinin şimdiki gelişimlerine hem de ileriki yaşlarda çocuklarının sağlıklı bir hayat sürmelerine katkıda bulunurlar. Hatta emziklilik döneminde bazı besin ihtiyaçları gebelik döneminde daha da fazla olabilir. Bu yüzden pek çok anne bu süreçte emziren anne diyeti uygulamaya başlar. Ancak bu diyetler doğrudan annenin kilo vermesine yönelik yani zayıflama odaklı diyetler değildir. Çünkü eğer anne hamileyken sağlıklı beslenmiş ve sağlıklı bir şekilde kilo almışsa emzirme emziklilik sürecinde de düzenli olarak gebelikte aldığı kiloları yavaş yavaş vermeye başlar. Yani bu durumda zayıflama doğal sürecinde gerçekleşir. Bu nedenle emzirirken diyet yapmak kilo vermek için değil bebeğin ve annenin sağlıklı beslenmesi için olmalıdır. Anneler o nedenle bir süre zayıflama konusunu ikinci plana atabilirler.

Emziren kadınlar için kaliteli süt üretimi de çok önemlidir. Bu üretimin yeterli olabilmesi için anne ihtiyaç duyduğu enerjiyi gebelik döneminde vücudunda depoladığı yağlardan ve aldığı besinlerden sağlar. Emziren kadınlar hem kendi sağlıkları hem de bebeklerinin sağlıkları için enerji, protein, vitamin ve mineral bakımından vücudunun tüm ihtiyaçlarını karşılamalı ve buna uygun beslenmelidir. Eğer ki anne sağlıklı beslenmeye özen göstermez ya da bir emziren anne diyeti uygulamazsa hem kendi sağlığı bozulabilir hem de yeterli süt üretemez hale gelebilir.

Emziklilik Döneminde Enerji ve Besin Öğeleri İhtiyacı

Emziren kadınlar günde ortalama olarak 700 ya da 800 ml süt salgılarlar. Emziren anne diyeti de bu sütün devamlılığının sağlanması adına annenin ihtiyaç duyduğu besin öğelerinin ve enerjinin karşılanmasına odaklanır. Buna bağlı olarak bazı besin öğelerinin alımında bir artırıma gidilebilir. Bu süreçte annenin alacağı kalori de kişiden kişiye göre büyük değişiklikler gösterebilir. Dolayısıyla bu kalori miktarlarının da diyetisyen tarafından belirlenmesinde yarar vardır. Ancak emziren kadınlar ortalama olarak normalde ihtiyaç duydukları kaloriye ek olacak biçimde 300 ya da 500 kalori daha alabilirler. Emziren anne diyeti süresince bu günlük ilave kaloriyi karşılamak adına 1 su bardağı kadar süt, 1 dilim ekmek, 1 adet meyve, 1 adet yumurta ya da 1 adet köfte tüketmek yeterli olacaktır.

Emziren kadınlar aynı zamanda sıvı tüketimine de büyük oranda dikkat etmelidir. Özellikle her gün en az 8 ya da 12 bardak su tüketmelerinde fayda vardır. Su dışında tüketilecek sağlıklı sıvıların da önemi büyük olur. Örneğin tüketilecek süt kalsiyum bakımından katkı sağlayacaktır.

Ancak kesinlikle emziren anne diyeti çerçevesinde kilo vermeye odaklanılması tavsiye edilmez. Çünkü bu süreçte emziren kadınlar belirli bir kaloriye ihtiyaç duyarlar ve bu kalori sağlanamadığı zaman hem sütün kalitesi hem de miktarı azalır. Bu durumda diyetisyenin asıl hedefi süt kalitesini ve miktarını koruyarak annenin kilo kontrolünü sağlamaktır. Emziren annenin gereksiz kalori alımı kilo artışına neden olabilir. Özellikle şekerli sıvı, şerbet tüketimi düşünüldüğü gibi sütü artırmaz tam aksine kilonun artmasına neden olabilir.

Özellikle baskın kokulara sahip soğan, sarımsak, kuru baklagil, acı baharat ya da karnabahar gibi bazı besinler anne sütünün tadında da değişiklik yaratabilir. Bu durumdan etkilenen bazı bebekler gaz gibi huzursuzluklar yaşarken bazı bebekler ise hiç etkilenmeyebilirler. Eğer bebekte ciddi ölçüde rahatsızlık oluşursa annenin bu tip besinlerin tüketimini azaltması ya da tamamen tüketmemesi gerekebilir.

Dyt. Gülden Demir'e Sorabilirsiniz

ESTETİK CERRAHİ İLE UYGULANAN DİYET PROGRAMLARI

Günümüzde vücut şekillendirmeye yönelik estetik cerrahi yöntemleri oldukça talep görmektedir. Kişiler zayıflama hayali ile liposuction ( infrasonic tickle liposuction, lazer yardımlı liposuction, lazer lipoliz vs) veya abdominoplasti yaptırmak isteseler de, aslında bu cerrahi yöntemler vücut şekillendirmeye yönelik hastaları mutlu ve motive eden operasyonlardır. Operasyonlar sonrası beslenmeye daha çok dikkat edilmesi gerekli olmakla beraber çoğu zaman ihmal edilen bir konudur.